Maçın kaderini belirleyen oyuncu : Cenk Tosun. Galatasaray'ın devre arası transferinde girişimlerde bulunup transfer etmeye çalıştığı oyuncu. Yanlış hatırlamıyorsam TRT Haber kanalında Ocak ayının ortalarında bir ropörtajı yayınlanmıştı. Cenk, Galatasaray kulübüyle transfer görüşmesi yaptığını doğrulayıp, Adnan Sezgin'in kendisine teklifte bulunduğunu açıklamıştı. Ne varki bu haberlerden sonra Cenk devre arası transferinin son günlerinde Gaziantepspora transfer oldu. Dünkü maç Cenk ve Gaziantep özelinde gayet verimli geçti peki Galatasaray açısından ?
Maçta önce açıklanan kadroda Kewell ve Neill'in olması Galatasaray açısından gerçekten bir avantajdı. Herkes savunma dörtlüsünün Sabri-Neill-Servet-Hakan olacağını düşünüyordu. Ama Hagi herkesi yanılttı. Esasında Hagi şapkadan tavşan çıkarmaya çalıştı. Neill Asya kupasından yorgun dönmüştü ve orta sahadaki tempolu oyunu kaldıramayacağı düşünülüyordu.İlk yarıda çokta kötü olmayan oyun sergileyen Neill'in yerinde Lorik Cana oynasa ne olabilirdi diye düşünmeden edemiyoruz. Son maçlarda Hagi, Lorik Cana'yı zorunluluktan Servet'in yanında ikinci stoper oynatıyordu. Dünkü maçta da Hagi geleneği bozmadı ve Cana'yı savunmada oynattı. Yediğimiz ilk golde Lorik Cana'nın tam hatası var diyemeyiz. Ofsayt taktiğinden kurtulan Antepli oyuncunun pasıyla Antep'i öne geçiren gölü Cenk Tosun kaydetti. Ama ya üçüncü golde. Cenk'e uzun top atılıyor, Cenk göğüs kontrolüyle Cana'yı geçip düzgün vuruşla takımını tekrar öne geçiriyor. Cana tam olarak savunma oyuncusu olmayınca Cenk ondan rahatlıkla kurtulup, gölünü attı. İkinci yarıda temposu düşen Neill orta sahadaki görevini yerine getirmeyip hep savunmanın önünde durdu ve orta saha Galatasaray 2-1 öne geçtikten sonra hep Antep'in eline kaldı. İşte burada Hagi ikisinin yerlerini değiştirse belki de orta saha Galatasaray'ın elinde kalacaktı.
Galatasaray'ın en büyük sorunlarından biri de bence Sabri. Sabri belki maç esnasında mücadele ediyor olabilir, ama hücuma çıktığında savunmaya geri dönmesiyle ilgili sorunları var. Sabri hücuma çıktığında geri dönmek yerine sadece arkasındaki orta saha oyuncularına el işaretleriyle kendi bölgesini savunmasını söylüyor. Rakip takım atağı sonuçlanıyor fakat Sabri eli belinde orta sahada bekliyor.
Ayhan'ın cezalı ve Barış'ın sakat olması orta sahanın Yekta-Neill-Culio üçlüsünden oluşmasını sağlamıştı. Culio için birşey söylemeye gerek yok. Oyunun her dakikasında mücadele etti. Ama son çizgiden Kazım'a kestiği orta gerçek müthişti. Yekta ilk Sivas maçında gerçekten iyi oynamış ve herkesin güvenini kazanmıştı. Ama son iki maçtır istediğimiz Yekta'yı sahada bulamıyoruz. Dünde Yekta kendisinden bekleneni veremedi. Oyunda kaldığı süre içinde pas hataları yapıp durdu. İkinci yarıda Hagi Mustafa Sarp'ı aldı. Yekta kötü oynuyordu ama Mustafa Sarp ne yaptı. Cevabı açık: Orta sahada bir sağa bir sola gezinip durdu. Yaptığı tek olumlu hareket Stancunun golünden önce yaptığı pres.
Ve hücum üçlüsü. Kazım-Kewell-Stancu. Kazım ilk yarının başlarında oyuna tutuk başladı. Dakikalar ilerledikçe sağ kanatta verimli işle yapmaya başladı. Culio'nun müthiş ortasını arka direkte gole çevirdi. İkinci yarının hemen başlarında Stancunun ara pasında çaprazda topla buluştu ve vuruşunda top dışarı çıktı. Kazım hakikaten iyi bir futbolcu ama son vuruşları keşke biraz daha iyi olabilse. Gerçi geçen sene Fransa liginde de sadece 1 gol atabilmişti Touluse formasıyla.
Herkes Stancu'nun en önde oynayacağını düşünürken Stancu maça sol açık, Kewell is son adam olarak başladı. Kewell Galatasaray'a geldiği günden beri oyunun her bölgesinde oynadı. İstatistiklere baktığınızda en verimli olduğu yer sol açık. Dün Kewell kötü oynadı diyemeyiz, hatta iyi oynadı bile denebilir. Ama 60. dakikada artık koşacak hali kalmamıştı. Tıpkı Neill gibi . Yerine uzun yıllardır iyi olacak diye beklediğimiz Aydın girdi. Yine Aydın iyi oynayacak diye bekledik ama olmadı. Her zaman olduğu gibi Aydın kötü oynadı bu maçtada. Stancu için ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Galatasaray'ın oyun formatında uygun olduğu kesin. Hızlı ve sürekli demarke pozisyonda kalmayı becerebiliyor. Milan Barosla birlikte iyi işler yapacağını belli etti. Uzaktan vuruşlarının da iyi olduğunu gösterdi ve çok şık bir gole imza attı. Maç boyunca oynadığı bölgede ve savunmada Hakan Balta'ya çok önemli yardımlarda bulundu. Stancu'nun iyi oyuncu olduğunu Steau Bucarest yöneticilerinden biri şu sözlerle ifade etmişti: "5 milyon euro bonservis bedeli Stancu için çok az kaldı. Romanyada geleceğin yıldızı olarak görülen Stancu'yu keşke biraz daha pahalı bir fiyata satabilseydik."
Son olarak maçın son 20 dakikasında oyuna giren Milan Baros. Maç eksiği olduğu ve oyunda kaldığı sürede savunma oyuncularınden çekinerek oynadığını söyleyebiliriz. Ama Galatasaray'ın şu günlerde Baros'a ihtiyacı var. Haginin oyunun son bölümlerinde Baros'u oyuna alıp, ona maç temposu katmak istemesi normaldi.
Sonuç olarak dün Galatasaray deplasmanda 3-2 mağlup oldu. Tamam belki elemeli maçlarda 3-2 iyi bir skor olabilir. Ama Galatasaray her maçını kazanmak için sahaya çıkmalı ve rakip farketmeksizin karşıdasındaki takıma üstünlüğünü kabul ettirmeli. Ama bu seneki Galatasaray'dan bunu beklemek açıkcası zor gözüküyor.
Galatasaray'ın en büyük sorunlarından biri de bence Sabri. Sabri belki maç esnasında mücadele ediyor olabilir, ama hücuma çıktığında savunmaya geri dönmesiyle ilgili sorunları var. Sabri hücuma çıktığında geri dönmek yerine sadece arkasındaki orta saha oyuncularına el işaretleriyle kendi bölgesini savunmasını söylüyor. Rakip takım atağı sonuçlanıyor fakat Sabri eli belinde orta sahada bekliyor.
Ayhan'ın cezalı ve Barış'ın sakat olması orta sahanın Yekta-Neill-Culio üçlüsünden oluşmasını sağlamıştı. Culio için birşey söylemeye gerek yok. Oyunun her dakikasında mücadele etti. Ama son çizgiden Kazım'a kestiği orta gerçek müthişti. Yekta ilk Sivas maçında gerçekten iyi oynamış ve herkesin güvenini kazanmıştı. Ama son iki maçtır istediğimiz Yekta'yı sahada bulamıyoruz. Dünde Yekta kendisinden bekleneni veremedi. Oyunda kaldığı süre içinde pas hataları yapıp durdu. İkinci yarıda Hagi Mustafa Sarp'ı aldı. Yekta kötü oynuyordu ama Mustafa Sarp ne yaptı. Cevabı açık: Orta sahada bir sağa bir sola gezinip durdu. Yaptığı tek olumlu hareket Stancunun golünden önce yaptığı pres.
Ve hücum üçlüsü. Kazım-Kewell-Stancu. Kazım ilk yarının başlarında oyuna tutuk başladı. Dakikalar ilerledikçe sağ kanatta verimli işle yapmaya başladı. Culio'nun müthiş ortasını arka direkte gole çevirdi. İkinci yarının hemen başlarında Stancunun ara pasında çaprazda topla buluştu ve vuruşunda top dışarı çıktı. Kazım hakikaten iyi bir futbolcu ama son vuruşları keşke biraz daha iyi olabilse. Gerçi geçen sene Fransa liginde de sadece 1 gol atabilmişti Touluse formasıyla.
Herkes Stancu'nun en önde oynayacağını düşünürken Stancu maça sol açık, Kewell is son adam olarak başladı. Kewell Galatasaray'a geldiği günden beri oyunun her bölgesinde oynadı. İstatistiklere baktığınızda en verimli olduğu yer sol açık. Dün Kewell kötü oynadı diyemeyiz, hatta iyi oynadı bile denebilir. Ama 60. dakikada artık koşacak hali kalmamıştı. Tıpkı Neill gibi . Yerine uzun yıllardır iyi olacak diye beklediğimiz Aydın girdi. Yine Aydın iyi oynayacak diye bekledik ama olmadı. Her zaman olduğu gibi Aydın kötü oynadı bu maçtada. Stancu için ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Galatasaray'ın oyun formatında uygun olduğu kesin. Hızlı ve sürekli demarke pozisyonda kalmayı becerebiliyor. Milan Barosla birlikte iyi işler yapacağını belli etti. Uzaktan vuruşlarının da iyi olduğunu gösterdi ve çok şık bir gole imza attı. Maç boyunca oynadığı bölgede ve savunmada Hakan Balta'ya çok önemli yardımlarda bulundu. Stancu'nun iyi oyuncu olduğunu Steau Bucarest yöneticilerinden biri şu sözlerle ifade etmişti: "5 milyon euro bonservis bedeli Stancu için çok az kaldı. Romanyada geleceğin yıldızı olarak görülen Stancu'yu keşke biraz daha pahalı bir fiyata satabilseydik."
Son olarak maçın son 20 dakikasında oyuna giren Milan Baros. Maç eksiği olduğu ve oyunda kaldığı sürede savunma oyuncularınden çekinerek oynadığını söyleyebiliriz. Ama Galatasaray'ın şu günlerde Baros'a ihtiyacı var. Haginin oyunun son bölümlerinde Baros'u oyuna alıp, ona maç temposu katmak istemesi normaldi.
Sonuç olarak dün Galatasaray deplasmanda 3-2 mağlup oldu. Tamam belki elemeli maçlarda 3-2 iyi bir skor olabilir. Ama Galatasaray her maçını kazanmak için sahaya çıkmalı ve rakip farketmeksizin karşıdasındaki takıma üstünlüğünü kabul ettirmeli. Ama bu seneki Galatasaray'dan bunu beklemek açıkcası zor gözüküyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder